30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Sakarya Valiliği himayelerinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün katkılarıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 96. yıldönümü münasebetiyle şehit ailelerimiz ve gazilerimiz onuruna yemek programı düzenlendi. Serdivan Şehr-i Mahal tesislerinde düzenlenen ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programa Vali İrfan Balkanlıoğlu ve kıymetli eşleri Esma Balkanlıoğlu’nun yanı sıra; Garnizon Komutanı Tuğgeneral İdris Acartürk, Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Sertaç Kesler, Vali Yardımcısı Bekir Dınkırcı, , İl Jandarma Komutanı J. Alb. Cengiz Yiğit, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fatih Çelikel, kaymakamlar, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, şehit ailelerimiz gazilerimiz ve basın mensupları katıldı.

Programda şehit aileleri ve gazilere seslenen Vali İrfan Balkanlıoğlu konuşmasında şu sözlere yer verdi : 
“Bu memlekette tutunmak, bu güzel yurdun ve şanlı bayrağımızın gölgesinde huzur içerisinde yaşamak için bedel ödemek zorundayız. Buralarda huzur içinde uyuyorsak, bunu hayatını ortaya koyan Gazilerimiz ve Şehitlerimize borçluyuz. Mesela aynı masada oturduğumuz Diyanet’ten emekli İmam Asım Hocamız, Kaymakam olan biricik oğlunu Şehit verdi. Yine masamızda, Şehit ve Gazilerimizden oluşan derneğimizin başkanı da bir ayağını kaybetmiş. Bunlar kolay şeyler değildir.”
“Geçmişteki Şehitlerimiz ile günümüzdekiler arasında yakınlarının acıları bakımından hiçbir fark yoktur. Aslında ‘Çanakkale’de 250 bin kişi vatan uğruna Şehit oldu, Sarıkamış’ta 90 bin asker donarak Şehit oldu’ deyip geçiyoruz, ancak bunların hepsinin anaları, babaları, kardeşleri vardı. Onlar da ana kuzusuydu.”

“Çok önemli bir olay vardır. Yozgat’tan Çanakkale’ye savaşmak üzere giden daha 15-16 yaşlarında Hasan diye bir çocuk varmış. Annesine bir mektup yazarak, ‘Anneciğim! Askere gelirken sen benim başıma, ellerime kına yaktın, komutanlar benimle dalga geçiyor. Hasan sen kız mısın da kına yakarak geldin askere?’ diye. Benden sonraki kardeşim askere gelecek olursa ona sakın kına yakma anne, demiş. Annesi de ona duygulu bir cevapla mukabele etmiş. Tabi o mektup geldiğinde Hasan Şehit olduğu için komutanları okumuş. Annesi Hasan’a hitaben; ‘Evladım! Biz kurban edeceğimiz koçlara geleneksel anlamda kına yakarız, seni de vatan ve din uğruna bu memlekete kurban olarak adadığım için kına yaktım’ diyor. İşte bu milletin anaları, çocuklarını askere böyle gönderiyor.”

Yine çok önemli bir vakıa daha var. Daha yeni evli genç bir kız, seferberlik ilanıyla beraber çok sevdiği kocasını Çanakkale’ye uğurluyor ve kocası o dehşet içerisinde şehit oluyor. Ancak savaşta şehit olanların hepsi tespit edilememiş ve kayıp durumunda, ölüm kâğıdı da gelmemiş. Sağ olanlar nihayetinde köye dönmüşler, ancak onun kocası ile ilgili bir bilgi yok. Kadıncağızın bir de çocuğu olmuş. Çocuk 5-6 yaşına geldiğinde bile, kadın pencereden hiç ayrılmıyor. Komşuya giderken bile çocuğuna tembih ederek ‘Yavrucuğum! Ben Fatma teyzenlere bulgur kaynatmaya gidiyorum, şayet baban gelecek olursa hemen beni çağır, gelirim’ diyormuş. İşte o kadın 90 yaşında vefat edinceye kadar kocasını beklemiş. İnşallah cennette kavuşmuşlardır.

 “Dikkat ederseniz burada protokol mensupları aynı masada değiller. Şehit yakınları ve Gazilerimiz ile daha fazla kaynaşma olsun diye her masada bir arkadaşımız bulunuyor. Sizlerin her türlü istek, dilek ve şikâyeti bizler için bir emirdir, gerek şahsım, gerekse mesai arkadaşlarım, hepimiz sizler için buralardayız. Çünkü sizler sayesinde bu vatanda rahat ve huzur içerisinde yaşıyoruz.

Programın sonunda yemek duası yapılırken, Vali İrfan Balkanlıoğlu ve İl Müdürümüz Mutlu Işıksu misafirlerin masalarını dolaşarak şehit ailelerimizi ve gazilerimizi selamlayarak sohbet etti.



Sonraki Sayfa: ​Kurban Bayramı 2018

Önceki Sayfa : Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Tanışma ve Koordinasyon Toplantısı